• Merhaba Kovboy!
    Forum tartışmalarımıza aktif olarak katılmak veya kendi konu başlıklarınızı açmak için, oyun hesabınıza ek olarak bir forum hesabına ihtiyacınız var.
    BURAYA tıklayarak kayıt olabilirsiniz.

Profil mesajları Son aktivite Gönderiler Hakkında

  • İhtiyar derin düşüncelere dalmışken bir atın toynak sesiyle irkildi, yerinden doğrulup pencerenin ucundan dışarıyı gözetledi, gelen eski şerif joe'du kendisiyle kavga edercesine atını bağlamaya çalışıyordu. Ihtiyar bir lamba alıp dışarıya çıktı.
    Lambanın soluk sarı ışığı birkaç metre öteye ancak ulaşabiliyordu. Joe atını bağladıktan sonra ihtiyara doğru yöneldi.
    Ihtiyar, kasaba halkının sevdiği biriydi, bazı geceler ihtiyarın anılarıyla geçerdi. Öyle ya! Altın bulma umuduyla maceradan maceraya koşmuştu ve anlatılacak çok anısı vardı.
    Eski şerif ihtiyarın ahbaplarindandı ve şimdilerde küçük bir çiftlikte karısı maggie ile yaşıyordu. Bazen yaşlı maggie'nin uzun soluklu konuşmalarından bıkıp kendini ihtiyarın verandasına attığı oluyordu.
    devilltown
    devilltown
    :) buradaki ehtiyara özenmemek elde değil:)
    • Beğen
    Tepkiler: akin1
    İçten içe uzun zamandır planını kurduğu yolculuğa çıkmanın vakti geldiğini düşünüyordu.
    Bu aralar altın avcıları her yerdeydi, katiller ve soyguncularda kolay yoldan bu altınları ele geçirmenin pesindeydi.
    Daha uzaklara, daha derinlere gitmeliydi. Hala keşfedilmemiş bakir bir toprak varsa orayı bulmalıydı, işte planı hala bakir kaldığını düşündüğü yerdeydi.
    Gençliğinden kalan tek şey çakır gözleriydi, parlaklığını hiç kaybetmemiş ama bakışlarındaki keskinlik yaşlandıkça artmıştı. Beyazlamaya yüz tutan kaşlarının altından şahin gibi bakışları vardı.
    Ateşin alevi dans ederken, yüzü bazen birden parlıyor bazende kararıyordu, gölgeler yüzünün şeklini değistirirken çizgileri daha da derinmiş gibi görünüyordu. Tek değişmeyen gözlerindeki parıltıydı.
    Ihtiyar, gençliğini altın bulma umuduyla rüzgarın ordan oraya savurduğu yaprak gibi her dedikoduya koşarak harcamıştı.
    Yüzündeki çizgilere, uzayan sakalına ve dökülen saçlarına rağmen kalbindeki altın hırsı hiç sönmemişti.
    Elinde tuttuğu kaptaki bulamaç gibi yemeği yerken, gözlerini ateşe dikmiş düşünüyordu.
    1-İhtiyar
    Güneş, dağların arkasına doğru devrilirken, batıya kızıl bir gökyüzü hakimdi. Ihtiyar eşeğini peşine takmış yorgun adımlarla evine doğru yürüyordu. Her adımda eşeğin sırtındaki tava, kazma, kürek birbirine çarpıyor, ortaya çıkan metal sesi, ayak seslerine eşlik ediyordu.
    Gökyüzü, güneşin son ışıklarına sırtını dönerken ihtiyar, kasabanın tenha bir köşesine kurulmuş kulübesine ulaştı.
  • Yükleniyor…
  • Yükleniyor…
  • Yükleniyor…